Seyahat, Yaşam

ÜÇ FARKLI ŞEHRİYLE TOSKANA

31 Ekim 2018

 

Sıcak bir yaz gününde keyifle uyanıp bakkala koşup o günün gazetesini ararsınız. Ararsınız, sorarsınız ama uzun bir süre bulamazsınız. Sonra tam ümidinizi kaybetmişken biri size bir yer daha önerir ve bingo, aradığınız gazete işte tam karşınızda. Heyecanla parasını öder ve bu sefer de kendinize keyifle okuyacağınız bir köşe aramaya başlarsınız. Şöyle püfür püfür esen, güzel bir kahvaltı edebileceğiniz bir mekanı da buldunuz mu bir gevreğiniz bir de çayınız eksik diye düşünürsünüz. Onlar da tamamlandığında artık gazeteyi açmaya hazırsınız. Sayfalar çevrilir tüm yazılar aranır taranır ve en sonunda tanıdık bir sima ile karşılaşırsınız. Yüzünüze kocaman bir gülümseme yayılır ve gururla okumaya başlarsınız. Sonra bir kez daha ve bir kez daha okuyup iyice sindirmek istersiniz. İçinizdeki mutluluk yan masadakilere seslenme isteği ile coşar. “Ayyy bu yazıyı ben yazdım” demek istersiniz ama sözcükleri sizi deli sanmasınlar diye tekrar yutarsınız. Bu anlattıklarım tamamiyle gerçek hatta içerisinde “ne ağlaması gözüme toz kaçtı” bölümünü de barındırıyor ama o kısmı hemencecik geçiyoruz 😉 İşte bu hikaye kocaman hayal et ve sonra da gerçekleştiğinde sonuna kadar tadını çıkar özlü sözüyle sona eriyor.

Berry Hürriyet gazetesinde yayınlanan ilk yazısını gururla sunar. Yaaa yine gözüme toz kaçtı…

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply