İstanbul, Stil&Mekan

SUNDAY=FUNDAY

26 Mart 2017

Çalıştığım dönemlerde pazar günlerini pek sevmezdim. Hep ertesi gün işe gideceğimi hatırlar ve stres altında hissederdim.Ne zaman işi bıraktım rahatladım, günler saatler dakikalar…..kısaca hayat daha bir dingin olmaya başladı. Farklı şeyler öne geçti, anlam kazandı. Sahte gülüşler, iş hırsları yerini dostluklara uzun uzun sohbetlere bıraktı. İşte bu yüzden İstanbul’dan ayrılmak bana sanırım çok zor geldi. Son birkaç yılıma baktığımda İzmir günlerimden sonra çok dost kazanmışım, güzel insanlar hayatıma girmiş. Aslında bir pazar yazısına başlamışken neden duygusal bir giriş oldu bilmiyorum halbuki biz çok keyifli bir gün geçirmiştik. Taşınmamı tamamlamak için birkaç gün önce yine İstanbul’a geldim. Maalesef eşya toplamaktan sevdiklerime çok zaman ayıramadım İstanbul’un tadını tam çıkaramadım ama azar azar da olsa önemsediğim kişilerle zaman geçirme fırsatım oldu. O zaman ufak ufak mekanlardan bahsedeyim ve şimdiden uyarayım: bu post bolca güzel foto içermektedir 😉

Dentro Karaköy: Karaköy maalesef eski günlerini artık yaşamasa da hala güzel mekanlar var. Dentro’da özellikle pazar günleri çok lezzetli bir şeyler oluyor. Backstagemama pazarları döktürüyor ve birbirinden lezzetli yiyecekler hazırlıyor. Farklı lezzetler denemek isteyenler çilekli lavantalı tereyağından viskili mandalina, votkalı armut reçellerine ve limoncello dilimlerine kadar birçok çeşit Dentro pazar kahvaltısında mevcut. Biz denedik sevdik birde lavantalı şampanya ile ödüllendirildik 😉

Not Just Coffee: Ufacık bir kahveci ama çok lezzetli. Ben orada çay içtim ama hemen bir tatlı da denedim. Yine de gözüm asıl çikolatalarında kaldı. Yine gidilmeli yine denenmeli!

Cihangir: İstanbul’un yeni trendi yeni kalabalık semti. Gecesi ayrı gündüzü ayrı keyifli. Biz de sokaklarda dolandık, güzel mekanlar keşfettik ve bol bol fotoğraf çektik. İşte pazar günümüzü keyifli kılan detaylar, umarım sizler de okurken keyif almışsınızdır…..

 

Kaban: Özel dikim

Pantolon: Mango

Sweatshirt: Primark

Botlar: Twist

Fotoğraflar: Gürhan Kara & Hakan Kütahya

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply