Genel, Seyahat

KÖLN’DE BİR GÜN

24 Nisan 2017

Ben başımıza gelen her olayın bir nedeni olduğuna inananlardanım. Son dönemlerde sürekli de bunu doğrulayan olaylar başıma gelip duruyor. Neyse ki kötü başlayan olaylar bile güzel sonlanıyor, o nedenle isyan etmek yerine ben artık kendimi hayatın akışına bırakmaya karar verdim uzun bir zaman önce. Tadında Seyahat ile Berlin seyahatine gittiğimizi beni Instagram’dan takip edenleriniz zaten biliyor. Gerçi Berlin yazısını hazırlamadan seyahatin son gününü anlatmam da komik olacak ama nedense içimden önce Köln’ü paylaşmak geldi 😀 Biz Berlin’de süper keyifli bir seyahat geçirdik, sonra Gürhan hafta sonu için de benimle Paris’e gelecekti ama o gün gidemedik hatta üstüne üstlük havaalanında öylece kalakaldık. Berlin’de havaalanı çalışanları grev yapmaya karar vermiş, tüm uçuşlar iptal ve bu durumun ne zaman düzeleceği belirsiz. İşin en kötü yanı bunu sabahın körü olan saat 05:00’de havalimanına geldiğimizde öğreniyoruz! Havayolu firması bize bir tren bileti verebileceğini söyledi ama tren Paris’e değil Köln’e gidiyor. Ondan sonrası için başımızın çaresine bakmalıymışız. Grevzedeler olarak bir çift ve bizimle aynı fuara katılan 3 kızla birlikte biniyoruz trene. Ben çocukluğumu da Almanya’da geçirmiş biri olarak oradaki disiplini çok iyi biliyorum ama hayatımda ilk kez beş saatlik bir tren yolculuğunda insanların ayakta seyahat ettiğini gördüm, hem de Almanya’da!!! Neyseki biz oturabilen şanslılardandık ve ama yine de perişan bir şekilde Köln’e ulaşmayı başardık. Baktık ki buradan yine Paris trenine binsek günümüz tamamen ölecek bari Köln’ün tadını çıkartıp akşam Paris’e geçelim dedik ve iyi ki de demişiz. Günlerdir soğuktan titrediğimiz ve kasvetli havasıyla içimizi karartan Berlin’den sonra günlük güneşlik, sıcak bir Köln bize merhaba dedi. Neşeyle Ren nehri boyunca dolaştık, keyfili bir yemek yedik, rengarenk binalar önünde harika fotoğraflar çekildik, çikolata müzesini ziyaret edip Lindt’leri hüplettik, nehre karşı keyif kahvelerimizi pastalar eşliğinde mideye indirdik, meşhur Kölnischwasser dedikleri Kolonyaların bir sürü çeşidini kokladık, mağazaları gezdik, alışveriş bile yaptık hatta koskoca Berlin’de bulamadığım Berliner’i bile Köln’de bulup yedim. Günün sonunda yorgun, mutlu ve iyi ki Köln’ü de görmüşüz diyen gülümsemelerimizle Paris yolunu tuttuk. Bu sefer ki trende herkes de oturuyordu….

😂

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply