Seyahat

HOTEL LE DUNE

8 Ağustos 2018

 

Ağustos ayına girdiğimizden beri bu yaz ne kadar da çabuk geçti diye sürekli düşünüp duruyorum. Sanırım günleri güzel yaşayınca zaman da su gibi akıp gidiyor. Sardinya adasına biz Haziran ayında gittik. İyi ki de erken gitmişiz yaz kalabalığından bunalmadan keyifle adanın tadını çıkartabildik. Sardinya’da neler yaptığımızı, nereleri gezdiğimizi detaylı olarak anlatacağım ama ilk önce konaklamamızdan biraz bahsetmek istiyorum. Biz 3 kişi olarak Delphina Grubunun otellerinden biri olan Resort&SPA Le Dune‘da kaldık. Le Dune Olbia havalimanına arabayla 2 saat uzaklıkta ve Sardinya adasının kuzeybatısında kalıyor. Eğer benim gibi farklı farklı yerleri görmeyi seviyorsanız, değişik lezzetleri tatmak istiyorsanız o zaman Sardinya’ya geldiğinizde mutlaka araba kiralamanızı öneririm. Ada oldukça büyük ve sadece 3-4 gün kalacaksanız araba ile mümkün olduğunca çok yere gidebiliyorsunuz ve yollarda zaman kaybetmiyorsunuz. Ben otel konaklamamızı 5 farklı başlıkta topladım ve Sardinya adasına bir seyahat planlıyorsanız umarım önerilerim sizlere yol gösterir.

Deniz, Kum, Güneş

Bu üçlü benim için yaz aylarının vazgeçilmezleri ve tatilden de en büyük beklentimdir. Ben havuz insanı olmadığım için denizin kaldığım otele olabildiğince yakın ve güzel olmasını tercih ederim. Bana göre Le Dune’un en büyük artısı 8 km uzunluğundaki kumsalı. Gözünüzün alabildiğinde bembeyaz bir kumsalı ve mavi bayraklı bir denizi olan bu plaj günbatımında da ayrı bir keyifli oluyor. Plaj kalabalık olsa da otel müşterileri için özel olarak ayrılmış bir alan ve şezlonglar da bulunuyor. Otelden kalkan bir shuttle ile hemen 2 dakikada plajdasınız. Sonra da bembeyaz kumsalın tadını çıkartın. Ben havuzu tercih ederim diyenlerdenseniz o da var hem de tam 6 tane. Artık hangisinde isterseniz keyif yapabilirsiniz.

Yemekler Ve Restaurantlar

Le Dune Otel bünyesinde 5 farklı otel ve 10 adet restaurant bulunmakta. Canınız ne çekerse, o gün hangi modda olursanız sizin için en uygun restaurantı seçebiliyorsunuz. İsterseniz mum ışığında romantik bir yemek, isterseniz Sardinya’nın yerel lezzetleri, ya da kocaman bir pizza yiyebilirsiniz. Deniz, havuz, doğa manzaralı birbirinden keyifli ve lezzetli restaurantlarıyla Le Dune sizi çok şaşırtacak ve uzun süreli bir konaklama planlıyorsanız da hiç restaurant ve yemeklerden sıkılmadan her gün farklı bir mekanı deneme şansınız olacak.

Otel Aktiviteleri

Otelin çok keyifli bir meydanı var. Etrafı ufak mağazalarla çevrili bu meydanda akşamları da canlı müzik oluyor. Keyifle oturup dinleyebileceğiniz ve sohbet edebileceğiniz bir oturma düzeni ayarlanmış. Hemen giriş kısmında bir dondurmacı da var, o muhteşem İtalyan gelatolarını yiyip müziğin tadını çıkartmak da ayrı bir güzel oluyor. Eğer sakinliği seviyorsanız ve biraz rahatlamak istiyorsanız otelin SPA’sında bunları bir masaj eşliğinde de gerçekleştirebilirsiniz. SPA’da masaj odaları dışında bir Türk hamamı ve cardio aletleri de bulunuyor. Çocuklu aileler de düşünülmüş. Çocuklarınızı çocuk kulübüne emanet edebiliyorsunuz. Çocuk sineması, çocuklar için mini bir hayvanat bahçesi, bir kızıldereli kampı ve hatta kendi meyve ve sebzelerini toplayabilecekleri bir bahçeleri bile bulunmakta. Yukarıda saydığım 10 restauranttan biri de sadece çocuklar için ayrılmış ve adı da Peter Pan 🙂

Odalar

Le Dune bünyesinde bulunan her otelde farklı farklı oda tipleri var. Ben sadece iki otelinkini görüp deneyimledim. Hotel Le Sabine’deki odalarımız rahat ve sevimliydi. Çocuk dostu bir otelde hiçbir çocuk sesiyle de karşılaşmadık. Doğanın içinde odaların birbirinden bağımsız yerleşimi ile tüm konaklayanlar huzurlu ve sesiz bir tatil geçirebiliyorlar. Deniz kenarında bulunan Hotel La Duna Bianca diğer bünyedeki otellerden daha lüks ve manzaralı. Bir tarafı kumsala ve muhteşem bir günbatımına bakarken diğer tarafı otelin yeşillendirilmiş alanını görüyor ve insanı kendini bir bahçenin içindeymiş gibi hissettiriyor.

En Sevdiklerim

Ben Hotel Le Dune’un en çok doğasını sevdim. Rengarenk çiçekleri, farklı farklı bitkileri, yemyeşil alanları ile kalbimi hemen kazanan bu otel aynı zamanda gösterdikleri hizmet ile da bizden tam puan aldı. Doğayı o huzurlu dokusunu bozmadan korumayı başarmışlar ve odalar hiç kimsenin birbirini rahatsız etmeyeceği şekilde tasarlanmış. Ben otelde bir sürü çocuk olduğunu görünce itiraf ediyorum biraz çocuk sesi olacağından endişelendim, ama tüm tatil boyunca çocukları sadece kahvaltı ve akşam yemeklerinde gördük. Bunun dışında otelin restaurantlarından da satın alabileceğiniz Sardinya adasına has zeytinyağı, bizim yufkamıza benzeyen ekmekleri ve şarapları da  tam bir ziyafet şeklindeydi. Sardinya adasına has lezzetleri de otelde deneme fırsatı bulduk. Şeflere de buradan sevgilerimi iletmek istiyorum, hepsi İtalyan mutfağına ait birbirinden farklı lezzetleri deneyimlememiz için detaylı olarak yemekleri açıkladı ve her konuda yardımcı oldu.

Özet olarak söyleyeceğim şu ki bize Sardinya’da geçirdiğimiz 4 gün yetmedi. Aklımız daha gezebileceğimiz yerlerde, gözümüz daha yiyebileceğimiz lezzetlerde kalarak Hotel Le Dune’un misafirperverliği ile çok mutlu bir şekilde ayrıldık Sardinya’dan. Ne zaman tekrar geleceğimizi bilmiyorum ama emin olduğum bir dahaki gelişimizde daha uzun kalacağımız ve yine Delphina Grubundaki otellerden birini tercih edeceğimiz….

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply