Seyahat

BARBAROS YACHTING İLE YUNAN ADALARINA MAVİ YOLCULUK: KOS REHBERİ

28 Ağustos 2018

Daha önce hep hayalini kurmuştum ama hiç gerçekleştirme imkanım olmadı ama geç olsun güç olmasın diyerek sonunda mavi yolculuğa çıktığımı gururla iletiyorum. Hem de en keyiflisi en konforlusunu yaşadım. Barbaros Yachting ile engin denizlere uzandığım bu keyifli yolculuğum Bodrum Limanı’nda başladı. 40 metrelik ve 16 kamaralı mega guleti gördüğümde gözlerime inanamadım. B&B isimli gulet bana tam 4 gün boyunca yuva oldu. Katıldığım turun aslında süresi tam 7 gündü ama maalesef işlerim nedeniyle sadece 4 günlük Yunan adaları kısmına katılabildim ve Ege’nin o muhteşem koylarını göremedim, ama bu seyahatin sonunda karar verdim mavi yolculuklar çok keyifli farklı rotalar için bunu yine tekrarlamak gerekiyor.

Barbaros Yachting’in hem farklı farklı güzergahta hem de 4 farklı gulet türü ile seyahatleri bulunmakta. Arzu ederseniz istediğiniz boyuttaki bir yatın tamamını ya da benim yaptığım gibi mevcut bir turdaki kamarayı kiralayabiliyorsunuz. İlk gece Bodrum limanında demirleyerek geçti daha sonra sabahın ilk ışıklarıyla yola koyulduk. Barbaros Yachting’in B&B guletinde 7 kişilik bir mürettebat bize hizmet verdi. Sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam yemeği ve hatta çay saati bile vardı 🙂 Yemeklerin çok lezzetli olduğunu özellikle belirtmem gerekiyor ve çalışan ekip de size her konuda yardımcı oluyor. Bizim Yunan adaları güzergahımızda Kos, Nysiros, Symi ve Rodos vardı ve Datça ile de bizim için son buluyordu. Biz sadece çok yoğun bir rüzgar nedeniyle Nysiros’a gidemedik, onun yerine rüzgardan kaçıp Simi adasının arka kısmında bulunan Pedi koyuna sığındık. Aslında iyi ki de öyle olmuş çünkü Pedi çok lokal ve keyifliydi. Adalarla ilgili anı ve düşüncelerimi daha sonraki yazılarda ileteceğim, şimdi asıl önemli konuya dönerek sizler için hazırladığım mini Kot rehberine başlıyorum. Kos’ta nereye gidilir, neler yenilir ve kısıtlı zamanınız varsa adanın mümkün olduğunca tadı nasıl çıkartılır rehberi başlasın o zaman 😉

Kos: Ben daha önce Kos’a gelmiştim ve çok sevmiştim. İlk gittiğimde ne kadar sakin ve keyifli geçtiyse ikinci deneyimim tam bayrama denk geldiği için kabus gibi olmuştu. Ama Barbaros Yachting ile yaptığım son ziyarette yine ilk gelişimdeki keyfi aldım. Sadece bir tam gün geçirebildiğim adada bol bol yürüdüm, sokakları keşfettim, azıcık kumsalda dinlendim, çokca yemek yedim ama en çok da anın tadını çıkartıp mutlu oldum.

Yemek: Nick the Fisherman zaten Türklerin en çok tercih ettiği balık restaurantı, deneyince ben de nedenini anladım. Hem sizi güler yüzle karşılıyorlar, hem Türkçe biliyorlar, hem lezzetli hem de uygun fiyatlı…… eee daha ne olsun. Bizim masada bayağı bir yedik ve içki de içildi 75 euro gibi bir fiyat ödeyerek kalktık.

Cafe: Adını maalesef hatırlayamadığım ama size şimdi detaylı tarif edeceğim bir cafe var 😀 Kos adasının en önemli özelliklerinden biri Hipokrat’ın da adası olması. Hipokrat’ın öğrencilerine altında ders verdiği söylenen ağacı buldunuz mu işte o cafe de tam orada. Önce şık bir mekan göreceksiniz onun hemen yanındaki yolda sağ tarafta yine ağaçların altında gizlenmiş minik bir cafe var. Ben çok keyif aldım siz de deneyin 😉

Gece Eğlencesi: Kaseta’da bir şeyler için. Biz bu cafedeki hareketliliği farkettik ve hemen kendimize bir yer bulduk. Müzikler güzel, ortam keyifli, yiyecekler şahane…. Şarap ve peynir ikilisini seviyorsanız Kaseta’dakileri kaçırmayın derim.

Mutlaka yapın: Kos’un denizi bana soğuk gelse de kumsala uzanıp frappeleri yudumlamak pek bir iyi geldi 😉

 

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply