Yaşam

2019’DAKİ EN KEYİFLİ ANLARIM

31 Aralık 2019

Aslında bu yazıyı tasarlarken aklımda her sene olduğu gibi ay ay neler yaptığımı yazmak vardı, sonra bir an düşündüm tüm yılı değerlendirdiğimde en mutlu anlarımın aslında sosyal medyada pek yansıtmadığım anlar olduğunu fark ettim. Instagram’da hepimiz mükemmeliz, hep yüzümüzde bir gülücük veya cool bir bakış ama o içten gözümüzden yaş gelen gülmelerimiz kırışıklıklarımız çıktığı için ya da ağzımızı bademciklerimiz gözükecek kadar açtığımız için pek yer almıyor. Benim en mutluğum olduğum anlar Instagram için çektiğim o kusursuz fotoğraf karesi değil tam tersi herşeyin ters gittiği, saçmalıkların bitmek bilmediği anlar. O zaman 2019 özetim neden gerçekten mutlu olduğum anlardan oluşmasın ki dedim ve sizler için bu sefer farklı bir yıl sonu yazısı hazırladım.

2019’da ilk kez Paris Haute Couture haftasına katıldım. Gönül isterdi ki en havalı moda ikon halimle Haute Couture haftasına katıldım demeyi ama öyle olmadı. Ben tam bir şaşkın ördek yavrusu gibiydim. İtiraf etmeliyim bazen defilelerden çok etrafımda oturanlara baktım. Hatta yanımda çekiştirecek kimse olmadığı için insanların fotoğraflarını çekip Whatsapp üzerinden Türkiye’deki arkadaşlarımla dedikodu bile yaptım 😀 Bazı defilelerde beni en öne oturttular, ben “Ayyy ne güzel fotoğraflarımı kimsenin kafası çıkmadan rahatça çekebileceğim” diye düşünürken meğer en öne oturmak bir prestij meselesiymiş. “Öne oturmazsam bu defileyi izlemem giderim” diyenleri hatta kavga edenleri gördüm, ben şok! Ben şeker böcek etrafımla iletişim kurmaya çalışırken diğer bloggerların celebrity veya heykel tavırları da bana ilginç geldi ama itiraf etmeliyim çok tatlı insanlarla da tanıştım ve moda dünyasını çok sevdim. Sanırım önümüzdeki yıllarda kendisiyle daha içli dışlı olacağız 😉

2019 yılının en huzurlu ve mutlu anları aile anlarıydı. Çok çok güldüğüm, çocuklar gibi şen olduğum, anılar biriktirdiğim çok güzel seyahatlerim oldu. Aile ile geçirilen zaman en kıymetlisi. Bu bazen lezzetli bir aile yemeği oluyor bazen de babaannenizin sizi şımartması 🙂

Aileden sonra arkadaşlar gelir. Ben şanslıyım ki dünyanın her yerinde ve her yerinden bir sürü arkadaşım oldu. Bazıları tabii daha yakın. Yaptığınız tüm saçmalıklara eşlik eden, iyi ve kötü gününüzde yanınızda olan dostlarınızın olması çok önemli. Hayatı çünkü güzel kılan mutlu anlarınızı onlarla paylaşmak, bu yaşadıklarınızı daha anlamlı kılıyor. Hatta çocukluğunuzda bile uzak durduğunuz kedicikler dostlarınız sayesinde en sevdiklerinize dönüşüveriyor. Hala kedileri öpemesem de başlarını minik minik pıt pıtlayabiliyorum.

2019 yılı fotoğraflarım açısından da verimli geçen bir yıl oldu. Özellikle çiçekli böcekli bahar mekanlarının hiç birini es geçmedim. Ama bu fotoğrafların da komik arka plan hikayeleri var. Bazen Tezza gibi havalı bir metro fotoğrafı çekeyim diyip acayip hayaller kuruyorsunuz sonra gerçekler fotosuna baka kalıyorsunuz. Ya da benim en çok başıma gelen: sessiz sakin bir yer bulup fotoğraf çekiliyorsunuz sonra bir anda mankenken fotoğrafçıya dönüşüyorsunuz, daha da kötüsü bir anda tam aynı noktada onlarca kişi de sizi görüp fotoğraf çekilmek istiyor.

Sinir olduğum tüm bu hareketlere artık gülüp kendimle dalga geçmeyi öğrendim 🙂 Bu arada Tezza demişken; kendisi bana göre Insta’nın fotoğraf kraliçesi. Çok yaratıcı ve fotoğraflarını inanılmaz beğeniyorum. Paris moda haftasında onu görmek benim için çok büyük bir mutluluktu.

2019’un bana kattığı en büyük artı kendi kendime yetebilmek oldu, özellikle de fotoğraflarım konusunda. Önce gittim Mr.T.yi aldım sonra da seyahatlerimde daha kolay taşıyabilmek için Mrs.T.yi 🙂 Insta’da onların hakkını yeterince veremiyorum hep yazmayı unutuyorum ama son bir yılda çektiğim Paris fotoğrafların %80 ‘ini tripodla kendim çektim. Bu insanlık için küçük ama benim için kocaman bir adım ve her geçen gün kendimi zorluyorum, farklı şeyler deniyorum. Bu nedenle aşağıda gördüğünüz bol çiçekli fotoğraf ilk denemem olduğu için benim için çok özel.

Sabahın kuşluk vakti kalkıp ortalık kalabalıklaşmadan fotoğraflarımı çekiyorum. Hatta aşağıdaki fotoğrafı bana bir fotoğrafçı gönderdi, sabahın köründe ikimizde aynı noktada çekim yaptık. Beni gözlerimi bile açmayı başaramadığım bir anda yakalamış 😀 Bu çekimin sonunda 2019’un bana göre en efsane fotoğraflarımdan biri ortaya çıkmıştı. Yukarıdaki fotoğrafta kameramın açısını test ediyorum ve gittikçe kalabalıklaşan parkta sinir olmaya başlıyorum hahahaaaa. O gün beni gören yüzlerce kişi deli olduğumu düşünmüştü, diğer yarısı da halime acıyıp fotoğrafını çekmende yardımcı olalım demişti. Günün sonunda o buketi alıyormuşum gibi bir fotoğraf çekmeyi başardım ama itiraf edeyim saatlerimi aldı.

Hayatta hiçbir şey kolay olmuyor, en basit fotoğrafın bile arkasında kocaman bir emek var. Bu nedenle bu yazıyı okuyanlar umarım likelar konusunda daha cömert olurlar, çünkü ben 8 yıldır bu blog işini bir hobi olarak gerçekten de keyif aldığım için yapıyorum. Zaten hiçbir aklı başında insan bunu sevmese bir beklentisi olmadan bu kadar uğraşıp durmaz, aralıksız olarak fotoğraf ve yazılar üretmez. Üstte ne kadar deli olduğumun ve fotoğraf çekerken ne hallere girdiğimin de bir örneği var.

Yüzlerce fotoğraf karesi çekiliyor ve şansınız varsa bunlardan birkaçı gerçekten iyi çıkıyor. Fail, fail, fail… diyip çekimler yapıp çöpe attığım da birçok yaratıcı (!) denemem oldu, bakınız Cadılar bayramı için hazırladığım meyveler 😀 veya kareme giren bu kedi veya boyumuz kısa olduğu için fotoğraf karesine aşağıdaki gibi girme çabamız ve daha birbirinden komik yüz ifadeli fotoğraflarım.

Bu sene seyahat açısından çok verimli geçmedi ve önümüzdeki sene de benzer olacak. Yine de unutulmazlar arasına giren 2 haftalık bir Portekiz seyahatimiz oldu. Sonra yazın da Sakız ve Samos adalarında çok keyifli günler geçirdim. Aile ile çıkılan tatiller benim için hep en keyiflileri. O kadar çok gülüyoruz ki ve tabii ki çılgınca da yemek yiyoruz. Portekiz seyahatimde yediğim Pastel de Nata’lar beni bu sene gerçekten patlattı. Hayatımın en yüksek kilosuna ulaşınca bir karar aldım: sağlıklı yaşam. İnanılmaz irade gösterdiğim bir diyetle tam 7 kilo verdim ve hayatıma artık bir daha çıkarmamak üzere düzenli sporu tekrar dahil ettim. Hem haftada 3-4 gün spor salonuna gidiyorum hem de yeniden dans etmeye başladım.

2019’un bana getirdiği en büyük beklenmeyen süprizi tekrar sahnelere dönmem oldu. Yıllardır dans etmiyordum ama bu sene sadece 9 saatte bir şov çıkarttım ve profesyonel bir ekiple sahne aldım. O kadar çok strese girdim ki şovdan sonra bir hafta bayılıp kaldım ama inanılmaz keyif aldım ve daha çok gösteri için 2020 yılında da süprizlerim olabilir. Dans etmek her zaman benim en mutlu anlarımdan biri olmuştur.

İyisiyle, kötüsüyle bir sene daha geçti. Umarım 2020 daha keyifli geçer. Sevdiklerimin yanımdan hiç ayrılmadığı, gözümden yaşlar gelinceye kadar kahkahalar atmaya devam ettiğim, sağlığımdan hiçbir şey kaybetmediğim, kendime çok daha iyi baktığım, hayal ettiklerimi gerçekleştirdiğim ve daha nice hayaller kurup peşinden koştuğum bir yıl olsun. Mutlu, huzurlu ve bol çalışmalı. İlk kez kendim için çok çok çalışma hırsı ve yaratıcılık da diliyorum çünkü bu sene için büyük planlarım var. Gönlümden geçen ve sizlerin de gönlünüzden geçenler hep gerçek olsun. Ve unutmayın bazen mutlu olmak için öyle kocaman veya çok pahalı şeyler gerekmiyor. Hayatın kendisi bile mutlu olmaya yetiyor 😉

You Might Also Like

1 Comment

  • Reply Yaprak 1 Ocak 2020 at 9:24 am

    Berry’cim, 2020 bol like’lı, aşk dolu, heyecanlı, keyifli, yol haritanı artıracağın bir yıl olsun. Kocaman sarıldım.

  • Leave a Reply