Yaşam

2018’İN ÖZETİ

30 Aralık 2018

İyisiyle kötüsüyle bir yılın daha sonuna geldik. 2018’den bazılarımız memnun bazılarımız şikayetçi bana göre ise önemli bir yıldı. Bir yıl önce tüm hayatım darmadağınık iken 2018’de parçaları ve parçalarımı toparladım. Daha kendim olduğum aslında benliğimi tekrar bulduğum bir yıldı. 2017’de hep ne olmak istemediğimi biliyorum ama ne olmak istediğimi henüz bulamadım diyordum. Artık biliyorum 😉 Bir şeyler için acele etmeden sindire sindire ve gerçekten hazır olduğumu hissettikçe ilerliyorum. Herşeye uzaktan bakmayı kendimi ayrı konumlandırmayı öğrendim. Bu sene ufak ama kendimce önemli anlarım ve başarılarım oldu. Hadi hep birlikte tekrar hatırlayalım…

Ocak

2017’nin son günlerinde Parisitour ile ufak bir işbirliği gerçekleştirmiştim. Bu çalışmadan çok güzel fotoğraflar ortaya çıktı ve hatta bir tanesi uzun zamandır yapmak istediğim butik Paris turları için tanıtım fotoğrafım oldu. Büyük bir hevesle planladığım turu neden tekrar duymadığınızı da buradan açıklayayım. Ani Euro artışı beni bu tur planları konusunda geri adım atmaya zorladı. Türkiye’deki ekonomik durum bu kadar karışık iken buna bel bağlayıp bir şirket kurma girişiminde bulunmak istemedim. Belki ileride tekrar böyle bir çalışmaya sıcak bakarım ama şu an için B planına geçtim 😉 Ocak ayının ilk günlerinde benim için çok önemli bir gelişme oldu. Paris’teki en önemli ve köklü pastanelerden biri olan Angelina beni yeni ürünlerinin tanıtımı için davet etti. Hem PR bölümünün başındaki kişi ile tanışıp birlikte kahvaltı ettiğim bu günde birçok yeni bilgi de öğrendim.

Şubat

Şubat ayı kötü bir haberle başladı. Geçtiğimiz sene bizi hep kayıplarla sınamıştı ve maalesef 2018’de de kayıplarımız devam etti. Ani bir Türkiye seyahatinden sonra tekrar Paris’e döndüm. Şubat ayı için planladığım sevgililer günü projem hüsranla sona erse de Paris’te yıllardır olmayan bir olay gerçekleşti ve kar yağdı!!! Zaten romantik ve güzel olan Paris sokakları bembeyaz bir örtü ile daha da romantik oldu. Şubat ayında Ariston’un sevgililer günü projesinde de yer aldım.

Mart

Mart başında yaşgünü sevinci yaşarken yine akabinde ikinci bir kayıp haberi daha alıp apar topar Almanya’ya gittik. Acıları geride kalan aile bireylerine sarılarak atlatmayı öğrendik bu yılda da. Bu kadar ölüm haberi alınca hayata insan başka türlü bakmayı da öğreniyor. Daha sakin ve daha dingin. Sonraki Mart günleri ufak sevinç ve heyecanlarla geçti. Yeni mekan keşifleri, blogger olmanın güzellikleri ve nimetleri derken bahar geldi. Paris’in en güzel zamanları biraz gecikmeli başladı. Önce kiraz çiçekleri ufak ufak açtı…

Nisan

…sonra Nisan ayında kamelyalar ve laleler yüzünü gösterdi. Paris rengarenk oldu ve ben mümkün olduğunca tadını çıkartmaya çalıştım. Nisan sonunda hayatımın en güzel seyahatlerinden biri olacağını hiç tahmin edemeyeceğim 3 haftalık bir yolculuk başladı. Kamboçya’ya gitti ve doğayı, huzuru, mutluluğu, hayatın anlamını ve benliğimizi bulduk. Kutsandık ve üzerimizdeki olumsuzluklardan arındık. Kamboçya’nın yeni yıl kutlamalarına denk geldiğimiz için çok renkli, keyifli ve bambaşka gelenek ve şölenlerle karşılaştık. Kamboçya bize o kadar iyi geldi ki.

Mayıs

Rüya gibi seyahatimiz Mayıs ayında da devam etti. Hayatımın bir sürü ilklerini yaşadığım bir yer oldu Kamboçya. Detayları Kamboçya yazımda uzun uzun paylaşacağım.

Haziran

Paris’e döndüğümüzde kanserle savaş derneğinin bir klasik müzik konserine katıldık. Muhteşem bir ortamda gerçekleşen bu konserde resmen büyülendim. Haziran ayının sonunda ise bir sene öncesinde görüşmelerine başladığım ve sonunda hayalime kavuştuğum bir projeyi gerçekleştirdim ve Sardinya adasına gittim. Delphina Oteller grubu ile gerçekleştirdiğim bu iş birliği 2018’deki en güzel işlerimden biri oldu. İtalya’dan döner dönmez bavulumu toplayıp 3 aylık Türkiye seyahatim için yola çıktım. Seçim için acele geldiğim İstanbul’da bir türlü bitemeyen vize işlemlerim nedeniyle tahminimden çok uzun süre kaldım.

Temmuz

İstanbul ile nedense aramız biraz bozulmuş. Türkiye’de olmadığım sürede İstanbul’u daha bir karışmış ve bozulmuş gördüm. Neyseki günlerimi güzelleştiren dostlarımla ve ailemle bolca vakit geçirdim. İnsanın arkadaşları yanında olunca her yer daha bir keyifli oluyor  😉 Sonra koşarak Çeşme’ye gittim. Oraya varır varmaz çok güzel bir haberle karşılaştım. Hürriyet gazetesinde ilk kez yazım yayınlandı. Evet biliyorum online da uzun süredir yazıyorum ama gazete yazısı ayrı bir özel oluyormuş. Hemen akabinde yine bir proje için Ayvalık’a gittim. Zeytinarası ile gerçekleştirdiğimiz çalışma çok keyif ve huzur verdi. Bilmediğim ne çok güzel yer varmış. 2019 hedeflerimden biri önümüzdeki yaz biraz daha çok Türkiye’de gezmek olacak.

 

Ağustos

Ağustos ayımın özeti tamamiyle Çeşme. Denizden çıkmadım, plajlardan ayrılmadım, dostlarımla keyif sohbetleri yaptım ve aile yemeklerinin sonuna kadar tadını çıkarttım. Seneye de aynısını yapacağım…

Eylül

Eylül başında denize, kuma, güneşe doymuş bir Berry olarak tekrar Paris’e döndüm. Bu gazla işlere dört elle sarıldım diyeceğim ama tam tersini yaptım. Instagram detoksuna girdim ve nasıl iyi geldi anlatamam. Ne yapmak istediklerim kafamda iyice netleşti ve kendime yeni bir yol çizdim.

Ekim

Ekim ayı benim ikinci yaşgünü ayım çünkü Berry 12sinde doğdu. Koskoca 7 yıl geçmiş ve daha uzun yılları da olur. Sonra yine bir işbirliğine imza attım. Happy Socks ile geçen sene çalışmıştık bu sene tekrar güzel bir koleksiyon için bir araya geldik ve 2019’da da çekimler devam edecek.

Kasım

Eylül Ekim aylarında aldığım kararlardan biri de kişisel gelişimim ile ilgiliydi. Fransızca öğrenmek dışında yeni bir eğitim programına başladım. Eğitimin sonu beni hayretler içinde bıraksa da ve olay bir sosyal medya skandalına dönse de (anladım ki sadece Türkiye’de değil tüm dünyada bu işleri yapanlar pek bir hırslı ve anlamsız derecede acımasızmış) bana güzel arkadaşlıklar kazandırdı ve herşeye rağmen bir sürü yeni bilgi edindim. Kasım ayı yine bir seyahat ayı oldu ve Milano’da bir arkadaş buluşması gerçekleştirdik. Ne güzel ve keyifli oldu. Milano seyahatinin yazısı da birkaç güne geliyoooor

Aralık

Veee yılın son ayı. Noel pazarları, ginger breadler, dev çam ağaçları, süsler ve bu ışıltılı aya istinaden ne varsa hepsini gördüm, gezdim ve gerekeni de yaptım  😆 Hatta bu senenin en trend güzergahı olan Colmar’a bile gittim. Noel aile yemeği için yılın son seyahatini de İspanya’ya gerçekleştirdikten sonra Paris’te yeni yıla girdik. 2019 nasıl geçecek, nereler gideceğim, neler yapacağım henüz hiç belli değil. Sadece şunu biliyorum ki bu sene benim çok çalışacağım ve gerçekten çok farklı bir yıl olacak. Yepyeni güzelliklere…

You Might Also Like

No Comments

Leave a Reply